parar
Pronunciation
/paɾˈaɾ/

"parar"kelimesinin İspanyolca tanımı ve anlamı

parar
01

durmak

detenerse o hacer que algo deje de moverse o funcionar
parar definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
1. tekil kişi
paro
3. tekil kişi
para
şimdiki zaman ortacı
parando
basit geçmiş zaman
paré
geçmiş zaman ortacı
parado
Örnekler
El partido paró por la lluvia.
Maç yağmur yüzünden durdu.
02

durdurmak

detener o impedir que algo continúe o suceda
parar definition and meaning
Örnekler
Pararon la pelea antes de que fuera peor.
Kavga daha da kötüleşmeden önce durdurdular.
03

ayağa kalkmak

ponerse de pie desde una posición sentada o acostada
parar definition and meaning
Örnekler
Nos paramos para tomar fotos del paisaje.
Manzaranın fotoğraflarını çekmek için durduk.
04

durdurmak, engellemek

detener un lanzamiento o disparo a gol
Örnekler
A veces no se puede parar un gol perfecto en la esquina superior.
Bazen, üst köşeye atılan mükemmel bir golü kurtaramazsın.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store