parar
pa
pa
pa
rar
ˈɾaɾ
rar
pasarpagar

"parar"kelimesinin İspanyolca tanımı ve anlamı

parar
01

durmak

detenerse o hacer que algo deje de moverse o funcionar 
parar definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
1. tekil kişi
paro
3. tekil kişi
para
şimdiki zaman ortacı
parando
basit geçmiş zaman
paré
geçmiş zaman ortacı
parado
Örnekler
El coche paró en el semáforo rojo. 

Araba kırmızı ışıkta durdu.

02

durdurmak

detener o impedir que algo continúe o suceda 
parar definition and meaning
Örnekler
Pararon la producción por falta de materiales. 

Malzeme eksikliğinden dolayı üretimi durdurdular.

03

ayağa kalkmak

ponerse de pie desde una posición sentada o acostada 
parar definition and meaning
Örnekler
Me paré cuando entró el profesor en la clase. 

Öğretmen sınıfa girdiğinde ayağa kalktım.

04

durdurmak, engellemek

detener un lanzamiento o disparo a gol 
Örnekler
El portero logró parar el penalti con una espectacular estirada. 

Kaleci, muhteşem bir atlayışla penaltıyı kurtarmayı başardı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store