conducir
Pronunciation
/kˌɔnduθˈiɾ/

"conducir"kelimesinin İspanyolca tanımı ve anlamı

conducir
01

sürmek

guiar o manejar un vehículo u objeto de un lugar a otro
conducir definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
hareket fiili
düzenli
ayrılamaz
1. tekil kişi
conduzco
3. tekil kişi
conduce
şimdiki zaman ortacı
conduciendo
basit geçmiş zaman
condujo
geçmiş zaman ortacı
conducido
Örnekler
Conducen un camión grande.
Onlar büyük bir kamyonu sürer.
1.1

sürmek, kullanmak

manejar o guiar un vehículo
Intransitive
conducir definition and meaning
Örnekler
Conducen por la autopista hacia la playa.
Onlar otoyoldan plaja doğru sürüyorlar.
02

yol açmak

llevar o guiar a un resultado, situación o consecuencia
conducir definition and meaning
Örnekler
El diálogo condujo a una solución pacífica.
Diyalog barışçıl bir çözüme yol açtı.
03

yönetmek, idare etmek

dirigir, administrar o encargarse de una organización, actividad o negocio
conducir definition and meaning
Örnekler
Conducen la tienda con mucho cuidado.
Onlar mağazayı çok dikkatli bir şekilde yönetirler.
04

yönlendirmek

dirigir o guiar a personas o cosas hacia un lugar
Örnekler
Este sendero conduce a un mirador espectacular.
Bu patika, muhteşem bir manzara noktasına götürür.
05

taşımak

transportar personas o cosas de un lugar a otro
Örnekler
El tren conduce los productos al mercado central.
Tren, ürünleri merkezi pazara taşır.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store