Ara
conducir
01
sürmek
guiar o manejar un vehículo u objeto de un lugar a otro
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
hareket fiili
düzenli
ayrılamaz
1. tekil kişi
conduzco
3. tekil kişi
conduce
şimdiki zaman ortacı
conduciendo
basit geçmiş zaman
condujo
geçmiş zaman ortacı
conducido
Örnekler
Conducen un camión grande.
Onlar büyük bir kamyonu sürer.
1.1
sürmek, kullanmak
manejar o guiar un vehículo
Intransitive
Örnekler
Conducen por la autopista hacia la playa.
Onlar otoyoldan plaja doğru sürüyorlar.
02
yol açmak
llevar o guiar a un resultado, situación o consecuencia
Örnekler
El diálogo condujo a una solución pacífica.
Diyalog barışçıl bir çözüme yol açtı.
03
yönetmek, idare etmek
dirigir, administrar o encargarse de una organización, actividad o negocio
Örnekler
Conducen la tienda con mucho cuidado.
Onlar mağazayı çok dikkatli bir şekilde yönetirler.
04
yönlendirmek
dirigir o guiar a personas o cosas hacia un lugar
Örnekler
Este sendero conduce a un mirador espectacular.
Bu patika, muhteşem bir manzara noktasına götürür.
05
taşımak
transportar personas o cosas de un lugar a otro
Örnekler
El tren conduce los productos al mercado central.
Tren, ürünleri merkezi pazara taşır.



























