Ara
to flinch
01
irkilmek
to make a quick and involuntary movement in response to a surprise, pain, or fear
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
flinch
3. tekil kişi
flinches
şimdiki zaman ortacı
flinching
basit geçmiş zaman
flinched
geçmiş zaman ortacı
flinched
Örnekler
While playing, the child was flinching every time the ball came near.
Oynarken, çocuk top her yaklaştığında ürküyordu.
Flinch
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
flinches
Örnekler
There was a visible flinch in her body language when the fireworks went off.
Havai fişekler patladığında vücut dilinde görünür bir irkilme vardı.



























