Ara
drained
Örnekler
After the marathon, she felt completely drained, both physically and mentally.
Maratondan sonra, hem fiziksel hem de zihinsel olarak tamamen bitkin hissetti.
02
bitmiş, tükenmiş
(of a battery, device, or electric source) having lost its electrical energy or charge
Örnekler
The flashlight wouldn't turn on because the batteries were completely drained.
El feneri açılmadı çünkü piller tamamen bitmişti.
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most drained
karşılaştırma derecesi
more drained
derecelendirilebilir
Örnekler
The drained reservoir exposed cracked mud under the summer sun.
Boşaltılmış rezervuar, yaz güneşinin altında çatlamış çamuru ortaya çıkardı.
Leksikal Ağaç
undrained
drained
drain



























