Ara
drained
Örnekler
The draining heat of the summer day left everyone feeling physically drained.
Yaz gününün bunaltıcı sıcağı herkesi fiziksel olarak tükenmiş hissettirdi.
02
bitmiş, tükenmiş
(of a battery, device, or electric source) having lost its electrical energy or charge
Örnekler
If the car does n't start, the battery might be drained.
Araba çalışmazsa, pil bitmiş olabilir.
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most drained
karşılaştırma derecesi
more drained
derecelendirilebilir
Örnekler
The drained soil yielded only stunted crops that year.
Tükenmiş toprak o yıl sadece cılız ürünler verdi.
Leksikal Ağaç
undrained
drained
drain



























