Ara
to dial
01
telefon numaralarını çevirmek
to enter a telephone number using a rotary or keypad on a telephone or mobile device in order to make a call
Transitive: to dial a phone number
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
dial
3. tekil kişi
dials
şimdiki zaman ortacı
dialing
basit geçmiş zaman
dialed
geçmiş zaman ortacı
dialed
Örnekler
He quickly dialed 911 when he witnessed an emergency.
Bir acil duruma tanık olduğunda hızla 911'i tuşladı.
02
ayarlamak, çevirmek
to turn or adjust a device in order to control or select a setting or function
Transitive: to dial a device or setting
Örnekler
He dialed the volume on the speaker to make the music louder.
Müziği daha yüksek yapmak için hoparlördeki sesi ayarladı.
Dial
01
kadran, saat yüzü
the face of a clock or watch, marked to indicate hours, minutes, or seconds
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
dials
Örnekler
Cracks appeared on the old clock 's dial.
Eski saatin kadranında çatlaklar oluştu.
02
kadran, disk
a rotating disc on a telephone used to select numbers
Örnekler
Vintage phones with a dial are collector's items.
Kadranlı vintage telefonlar koleksiyon parçalarıdır.
03
kadran, ayar düğmesi
a round control used to adjust settings such as temperature, volume, or fan speed
Örnekler
They installed a new dial for the car's climate control system.
Arabanın iklim kontrol sistemi için yeni bir kadran taktılar.
04
düğme, kadran
a knob on a radio or television used to select or adjust the desired frequency or channel
Örnekler
He fiddled with the dial to tune the signal.
Sinyali ayarlamak için düğme ile oynadı.
Leksikal Ağaç
dialer
misdial
redial
dial



























