Ara
to alight
01
yerleşmek
to settle or land on a surface, often referring to a bird or insect
Örnekler
With a soft rustle of wings, the owl alighted on the tree branch, its keen eyes scanning the forest floor for prey.
Kanatların hafif hışırtısıyla, baykuş ağaç dalına kondu, keskin gözleri orman zeminini av için tarıyordu.
02
inmek, binmek
to get off or out of a vehicle or conveyance, especially after a journey
Örnekler
He alighted from the taxi and paid the driver.
O, taksiden indi ve şoföre ödeme yaptı.
alight
Örnekler
Their campfire was still alight in the morning.
Sabahleyin kamp ateşleri hâlâ yanıyordu.
02
parlak, ışıltılı
shining brightly with light
Örnekler
The campfire left the surrounding area alight with a warm glow.
Kamp ateşi, çevresindeki alanı sıcak bir parıltıyla aydınlattı.



























