Ara
dazzling
Örnekler
The stage lights were dazzling, highlighting the performers on stage.
Sahne ışıkları göz kamaştırıcıydı, sahnedeki performansçıları öne çıkarıyordu.
02
göz kamaştırıcı, etkileyici
extremely impressive or stunning
Örnekler
The entrepreneur's success story was dazzling, from starting a small business to building a global empire.
Girişimcinin başarı hikayesi, küçük bir işletme kurmaktan küresel bir imparatorluk inşa etmeye kadar göz kamaştırıcıydı.



























