zest
zest
zɛst
zest
vesttestjestrest

"zest"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Zest
01

limon veya portakal kabuğunun rendelenebilen dış kısmı

the flavorful outer layer of citrus fruit peel used to add tangy taste to dishes 
zest definition and meaning
Örnekler
I always keep some orange zest on hand to enhance the flavor of my favorite desserts. 

En sevdiğim tatlıların lezzetini artırmak için her zaman biraz portakal kabuğu rendesi bulundururum.

02

heves, şevk

a lively and enthusiastic interest in something 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
Örnekler
She approached every challenge with zest, always eager to learn and grow. 

O, her zorluğa şevk ile yaklaşırdı, her zaman öğrenmeye ve büyümeye hevesliydi.

03

keskinlik, baharatlı tat

a tart spicy quality 
to zest
01

baharat katmak

to add flavor or enhance the taste of food by adding citrus peel or other aromatic ingredients 
to zest definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
zest
3. tekil kişi
zests
şimdiki zaman ortacı
zesting
basit geçmiş zaman
zested
geçmiş zaman ortacı
zested
Örnekler
He zests the lemon over the pasta to give it a refreshing flavor. 

Ona ferahlatıcı bir tat vermek için limonun kabuğunu rendeler ve makarnanın üzerine serpiştirir.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store