Ara
to square up
01
anlaşmaya varmak, anlaşmazlığı çözmek
to reach an agreement or manage a dispute, often by coming to terms or resolving differences
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
up
temel fiil
square
şimdiki zaman
square up
3. tekil kişi
squares up
şimdiki zaman ortacı
squaring up
basit geçmiş zaman
squared up
geçmiş zaman ortacı
squared up
Örnekler
In order to avoid a prolonged legal battle, the two parties involved in the dispute decided to square up and settle out of court.
Uzun süren bir yasal mücadeleden kaçınmak için, anlaşmazlığa dahil olan iki taraf anlaşmaya varmaya ve mahkeme dışında çözmeye karar verdi.
02
kare yapmak, düzeltmek
to make something square or even in shape
Örnekler
The gardener decided to square the flower bed up to create a more organized and symmetrical layout.
Bahçıvan, daha düzenli ve simetrik bir düzen oluşturmak için çiçek tarhını kare şekline getirmeye karar verdi.
03
hizalamak, kare yapmak
to align the edges of a stack of paper, especially in the context of printing, to ensure uniformity
Örnekler
The print shop assistant carefully used a cutter to square up the edges of the freshly printed brochures.
Matbaa asistanı, yeni basılan broşürlerin kenarlarını hizalamak için dikkatlice bir kesici kullandı.
04
sakinleşmek, yatışmak
to calm down, especially after a confrontation or tense situation
idiom
informal
Örnekler
It 's time to square up and focus on the task at hand.
Sakinleşme ve elimizdeki göreve odaklanma zamanı.



























