to snivel
sni
ˈsnɪ
sni
vel
vəl
vēl
swivel

"snivel"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to snivel
01

sızlanmak, ağlamak

to cry or whine with sniffling sounds 
Intransitive
to snivel definition and meaning
Örnekler
The tired toddler began to snivel after being denied a second cookie. 

Yorgun çocuk, ikinci bir kurabiye verilmediği için sızlanmaya başladı.

02

sümkürmek, burun çekmek

to sniff repeatedly, often due to a cold or emotional distress 
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
snivel
3. tekil kişi
snivels
şimdiki zaman ortacı
sniveling
basit geçmiş zaman
sniveled
geçmiş zaman ortacı
sniveled
Örnekler
She couldn't stop sniveling from the cold air in the room. 

Odanın soğuk havası yüzünden burun çekmekten alamadı kendini.

03

ağlayarak konuşmak

to express dissatisfaction or discomfort in a whiny, tearful, or self-pitying manner 
Intransitive: to snivel about sth
Örnekler
He was sniveling about how unfair the situation was, even though it was his own fault. 

Durumun ne kadar adaletsiz olduğu hakkında sızlanıyordu, oysa kendi hatasıydı.

Snivel
01

sızlanma, ağlama

whining in a tearful manner 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
çoğul biçim
snivels
02

burun çekme, sümük

the act of breathing heavily through the nose (as when the nose is congested) 

Leksikal Ağaç

sniveler
sniveling
sniveller
snivel
App
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store