Ara
shining
01
ışıldayan
radiating light or brightness, whether natural or artificial
Örnekler
The shining sun illuminated the entire landscape.
Parlak güneş tüm manzarayı aydınlattı.
02
parlak, göze çarpan
standing out in a positive way
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most shining
karşılaştırma derecesi
more shining
derecelendirilebilir
Örnekler
Her shining leadership skills helped the team succeed.
Onun parlak liderlik becerileri takımın başarılı olmasına yardımcı oldu.
03
parlak, pırıl pırıl
having a smooth and bright surface that reflects light
Örnekler
The shining floors were a testament to the diligent cleaning done before the event.
Parlak zeminler, etkinlik öncesinde yapılan özenli temizliğin bir kanıtıydı.
Shining
01
parlatma, cilalama
the work of making something smooth and shiny by rubbing or waxing it
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
çoğul biçim
shinings
Leksikal Ağaç
shining
shine



























