Ara
to pick apart
01
parçalara ayırmak, ayrıntılarına inerek incelemek
to break something down into its individual pieces
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
apart
temel fiil
pick
şimdiki zaman
pick apart
3. tekil kişi
picks apart
şimdiki zaman ortacı
picking apart
basit geçmiş zaman
picked apart
geçmiş zaman ortacı
picked apart
Örnekler
After the clock stopped working, he decided to pick it apart to find the issue.
Saat durduktan sonra, sorunu bulmak için onu parçalarına ayırmaya karar verdi.
02
eleştirmek, didik didik etmek
to criticize something and mentioning all the flaws or negatives in a detailed and unkind way
Dialect
American
Örnekler
She's always quick to pick apart my choices, no matter what I decide.
Ne karar verirsem vereyim, o her zaman seçimlerimi eleştirmekte hızlıdır.
03
paramparça etmek, alt etmek
to masterfully overcome someone or something
Örnekler
with their well-choreographed routine, the dance troupe managed to pick apart the competition.
İyi koreografili rutinleriyle dans grubu, rekabeti parçalara ayırmayı başardı.



























