Ara
lone
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
lonest
karşılaştırma derecesi
loner
derecelendirilebilir
Örnekler
The film tells the story of a lone hero who takes on a quest alone.
Film, bir görevi tek başına üstlenen yalnız bir kahramanın hikayesini anlatıyor.
02
yalnız, tek başına
isolated and without any support
Örnekler
She was a lone advocate for the new policy, facing resistance from her colleagues.
O, yeni politikanın tek savunucusuydu ve meslektaşlarının direnişiyle karşılaştı.
Örnekler
The lone hiker trekked across the mountain, enjoying the peaceful isolation.
Yalnız yürüyüşçü, huzurlu yalnızlığın tadını çıkararak dağın karşısına geçti.
04
tek, tek ebeveynli
(of a parent) raising a child or children without the support or presence of a partner
Dialect
British
Örnekler
The lone parent juggled work and childcare duties to provide for her family.
Yalnız ebeveyn, ailesine bakmak için iş ve çocuk bakımı görevlerini bir arada yürüttü.
Örnekler
They chose a lone cabin in the woods for a peaceful retreat away from the city.
Şehirden uzakta huzurlu bir inziva için ormanda yalnız bir kulübe seçtiler.
Leksikal Ağaç
lonely
lonesome
lone



























