j-cutjapanese saw
j-cutjapanese saw
j-cut[n]

J kesiti

j-pop[n]

J-pop

j-town[n]

J-Town (Jos, Nijerya),J-Town (Nijerya'daki Jos şehri)

j-turn[n]

J dönüşü,J manevrası

jab[n][v]

direkt vuruş,jab • direkt vurmak,saplamak

jab saw[n]

alçıpan testeresi

jabber[v][n]

gevezelik etmek,çene çalmak • gevezelik,çene çalma

jabot[n]

fırfırlı göğüs danteli

jabroni[n]

aptal,ahmak

jacamar[n]

galbulidae

jack[n][v]

erkek eşek • ışıkla avlamak,gece ışıkla avcılık yapmak

jack around[phrase]
jack cheese[n]

monterey jack

jack of all trades[phrase]

her işi bilen biri

jack shit[n]

hiçbir şey,sıfır

jack up[v]

kaldırmak,krikoyla kaldırmak

jack-in-the-box[n]

içinden yaylı palyaço fırlayan kutu oyuncak

jack-o-lantern[n]

ışıldayan mantar,turuncu şapkalı zehirli agarik

jack-o'-lantern[n]

balkabağı feneri,oyulmuş balkabağı feneri

jackal[n]

çakal

jackalope[n]

tavşankelaynak

jackass[n]

aptal,ahmak

jackass penguin[n]

afrika pengueni

jackassery[n]

aptallık,ahmaklık

jackboot[n]

süvari çizmesi,asker botu

jackdaw[n]

küçük karga

jacked[adj]

kaslı,aşırı kaslı

jacket[n][v]

ceket • termal olarak iletken olmayan bir kaplama ile kaplamak,ısıl yalıtımlı bir örtü sağlamak

jacket potato[n]

kumpir

jackfruit[n]

jack

jackhammer[n]

hilti (makine)

jackhole[n]

aptal,salak

jackknife[n][v]

jackknife,çakı hareketi • kural veya kabul edilen düzene aykırı davranmak,genel uygulamaya ters hareket etmek

jackoff[n]

aşağılık herif,değersiz adam

jackpot[n]

jackpot

jackrabbit[n][v]

kır tavşanı • hızlıca ileri atılmak,aniden hareket etmek

jackshit[n]

hiçbir şey,zırnık

jackshitter[n]

sahte uzman,cahil ukala

jacksnipe[n]

kum kuşu

jackwagon[n]

aptal,ahmak

jacob's ladder[n]

Jakob'un merdiveni

jacoby transfer[n]

Jacoby Transferi

jacquard[n]

jakarlı kumaş,jakar desenli kumaş

jacuzzi[n]

jakuzi

jade[n][v][adj]

yeşim • ilgisini kaybetmek • yeşim rengi,yeşim yeşili

jade roller[n]

yeşim taşı rulosu,yeşim taşı masaj aleti

jade soup[n]

zümrüt çorba

jaded[adj]

yorgun

jaeger[n]

jaeger,yağmur kuşu

jaffa orange[n]

yafa portakalı

jaggary[n]

palmiye özünden yapılmış rafine edilmemiş kahverengi şeker,jaggery

jagged[adj]

dişli,düzensiz

jaggedly[adv]

düzensizce,girintili çıkıntılı bir şekilde

jaggery[n]

palmiye şekeri

jagghery[n]

jaggery,palmiye özünden yapılmış rafine edilmemiş kahverengi şeker

jagoff[n]

aptal,salak

jaguar[n]

jaguar

jaguarundi[n]

yaguarundi

jagweed[n]

serseri,alçak

jai alai[n]

jai alai,Bask topu

jail[n][v]

hapishane • hapsetmek,tutuklamak

jail cell[n]

hapishane hücresi,zindan

jailbait[n]

hapishane yemi,çekici reşit olmayan kişi

jailbird[n]

tekrarlanan suçlu,hapishane kuşu

jailbreak[n]

firar,hapisten kaçış

jailhouse lawyer[n]

hapishane avukatı,cezaevi hukukçusu

jajangmyeon[n]

jajangmyeon

jalapeno[n]

jalapeño

jalapeno popper[n]

içi doldurulmuş ve kızartılmış Jalapeno biberi

jalebi[n]

zulbiye

jali[n]

delikli ahşap veya taş pencere

jalopy[n]

hurda,çürük araba

jam[n][v]

reçel • parazit yapmak

jam jar[n]

araba,otomobil

jam session[n]

cazcıların bir araya gelip doğaçlama çaldığı caz müziği

jam the breaks[phrase]
jam tomorrow[n]

boş vaatler

jam-packed[adj]

tıka basa dolu,ağzına kadar dolu

jamaica shorts[n]

dizüstü şort,bermuda şort

jamaican[adj]

Jamaikalı,Jamaika'ya özgü

jambalaya[n]

jambalaya

jambon[n]

jambon

jammed[adj]

tıka basa dolu,aşırı dolu

jammies[n]

pijama

jamoke[n]

bir aptal,bir ahmak

jand[n]

yabancı ülke,yurt dışı

janded[adj]

küreselleşmiş,kozmopolit

janggi[n]

janggi

jangle[v][n]

şangırdamak,tınlamak • metalik ses,şangırtı

jangling[adj]

tiz ses çıkaran,şangırtılı

janitor[n]

kapıcı

janky[adj]

kalitesiz,güvenilmez

january[n]

ocak

janus chess[n]

Janus satrancı

japan[n][v]

Japonya • lake kaplamak,Japon tarzında lakelemek

japan black[n]

Japon verniği

japanese[adj][n]

japonyalı • japonca

japanese beetle[n]

japon böceği

japanese bobtail[n]

Japonyalı Bobtail kedisi

japanese saw[n]

Japon testeresi

LanGeek
Uygulamayı İndir