jet setjogging suit
jet setjogging suit
jet set[n]

jet sosyete

jet ski[v][n]

deniz motosikleti sürmek • jet ski,su motoru

jet-black[adj]

simsiyah

jet-propelled plane[n]

jet motorlu uçak,reaktörle çalışan uçak

jete[n]

balede bir sıçrayış

jetfoil[n]
jetliner[n]
jettison[v]

denize atmak,yük atmak

jetton[n]

jeton

jetty[n]

küçük dalgakıran

jeune fille[n]

genç kız

jew[n]

Yahudi

jew's harp[n]

ağız kopuzu

jewel[n][v]

mücevher • değerli taşlarla süslemek,mücevherlerle donatmak

jeweled headdress[n]

mücevherli başlık

jeweler[n]

kuyumcu

jewelled headdress[n]

mücevherli başlık,değerli taşlarla süslü başlık

jeweller's[n]

kuyumcu

jewelry[n]

mücevher

jewelry dealer[n]

mücevher tüccarı,kuyumcu

jewelry designer[n]

mücevher tasarımcısı

jewelry maker[n]

takı yapımcısı,kuyumcu

jewelry store[n]

kuyumcu mağazası

jewish[adj]

Yahudi

jewish religion[n]

Yahudi dini

jewish-orthodox[adj]

Yahudi-Ortodoks,Ortodoks Yahudi

jianbing[n]

jianbing

jiaozi[n]

jiaozi

jib[n][v]

rüzgar altına dönmek,yan değiştirmek

jib crane[n]

kollu vinç

jibe[n][v]

alay,iğneleme • rüzgarı kıçtan alarak yön değiştirmek,yelkeni teknenin merkez hattından diğer tarafına geçirmek

jiffy[n]

an,gözatım

jig[v][n]

dans etmek • jig dansı

jig doll[n]

jig kukla

jigger[n]

hasat akarı,trombikülid larvası

jigging[n]

jigging tekniği,jigging

jiggle[n][v]

titreme,salınım • titremek,sallanmak

jigsaw[n]

yapboz

jigsaw puzzle[n]

yapboz

jilbab[n]

çadır (giysi)

jill[n]

dişi feret

jiminy cricket[n]

Aman Tanrım,Vay canına

jimmy[v][n]

zorlamak,kırmak • kısa manivela,levye

jingle[n][v]

cingıl • çınlamak

jingle-jangle[v][n]

şıngırdamak,metalik ses çıkarmak • metalik ses,şıngırtı

jingo[n]

aşırı milliyetçi

jingoist[n]

aşırı milliyetçi

jinrikisha[n]

jinrikisha,rikşa

jinx[n][v]

büyü,nazar • uğursuzluk getirmek,lanetlemek

jird[n]

meriones

jit[n]

çocuk,acemi

jit bag[n]

alçak,değersiz

jit stain[n]

değersiz tip,aşağılık herif

jitney[n]

bir minibüs,bir servis aracı

jitter[n]

titreme,hızlı dalgalanma

jitterbug[n][v]

jitterbug dansı • jitterbug yapmak,jitterbug dansı yapmak

jitters[n]

gerginlik,titreme

jittery[adj]

gergin,sinirli

jiujitsu[n]

jiujitsu,jujitsu

jive[v][n]

jıve dansı yapmak • jive

jizz[n][v]

meni,döl • boşalmak,fışkırtmak

jizz guzzler[n]

aşağılık kişi,değersiz insan

jizzcock[n]

aptal,salak

jizzmopper[n]

cinsel sıvı temizleyicisi,kabin temizlik personeli

jizzwizard[n]

seks takıntılısı,sperm ustası

jjapaguri[n]

jjapaguri

jjigae[n]

jjigae

job[n][v]

meslek • riske yatırım yapmak,risk alarak yatırım yapmak

job application[n]

iş başvurusu

job center[n]

iş merkezi,iş bulma kurumu

job description[n]

iş tanımı

job interview[n]

iş görüşmesi

job market[n]

iş piyasası,istihdam piyasası

job satisfaction[n]

iş tatmini,mesleki memnuniyet

job security[n]

iş güvencesi

job seeker[n]

iş arayan

job-hunt[v]
job-share[n]

iş paylaşımı,meslek paylaşımı

job's tears[n]

gözyaşı otu

jobber-jabber[n]

bir gay erkek,bir eşcinsel erkek

jobless[adj]

işsiz,çalışmayan

jock[n]

kasık koruyucu,sporcu süspansuarı

jockey[n][v]

jokey,binici • hileyle birini yenmek,aldatarak birini mağlup etmek

jockey cap[n]

jokey şapkası,vizörlü şapka

jockstrap[n]

atlet suspanseri,jockstrap

jocose[adj]

şakacı

jocote[n]

mombin

jocular[adj][adv]

şakacı • şakacı bir şekilde,esprili bir biçimde

jocund[adj]

güleryüzlü

jodhpurs[n]

binici pantolonu

joe[n]

kahve

joe blow[n]

sıradan adam,ortalama bir insan

joe schmoe[n]

Herhangi Biri,Ali Veli

joey[n]

kanguru yavrusu

jog[v][n]

yavaş tempoda koşmak • yavaş tempoda koşma

jog memory[phrase]

hatırlatmak

jogger[n]

koşucu

joggers[n]

eşofman altı

jogging[n]

hafif koşu

jogging suit[n]

koşu takımı

LanGeek
Uygulamayı İndir