ankommen
01
varmak
An einem Ort eintreffen
Örnekler
Wir kommen bald am Flughafen an.
Havaalanına yakında varıyoruz.
02
önemli olmak, önem taşımak
Von Bedeutung sein
Örnekler
Es kommt nicht auf das Geld an.
Para önemli değil.
03
bunaltmak, boğmak
Verstanden oder gelernt werden
Örnekler
In der Dunkelheit kam Panik bei ihr an.
Karanlıkta, panik ona geldi.
04
iyi karşılanmak, beğenilmek
Positive Reaktion hervorrufen
Örnekler
Sein Buch ist beim Publikum gut angekommen.
Kitabı, halk tarafından iyi karşılandı.


























