réduit
réduit
ʁedzɥi
redzüi
bouffibikinijessiemépris

"réduit"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

réduit
01

indirimli, düşürülmüş

proposé à un prix inférieur au prix normal 
réduit definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
ilişkisel
derecelendirilemez
eril tekil
réduit
eril çoğul
réduits
dişil tekil
réduite
dişil çoğul
réduites
Örnekler
Les billets sont vendus à prix réduit pour les étudiants. 

Biletler öğrenciler için indirimli fiyata satılmaktadır.

02

azaltılmış, indirgenmiş

qui a été diminué en quantité, taille, intensité ou importance 
réduit definition and meaning
Örnekler
La vitesse du train a été réduite. 

Trenin hızı azaltıldı.

03

küçük, dar

de taille, dimension ou importance moindre que la normale 
réduit definition and meaning
Örnekler
Ils vivent dans un appartement réduit en centre-ville. 

Şehir merkezinde küçük bir dairede yaşıyorlar.

04

azaltılmış, sınırlı

qui est moins grand, moins important ou limité 
Örnekler
Le vocabulaire utilisé dans ce texte est réduit. 

Bu metinde kullanılan kelime dağarcığı sınırlıdır.

Le réduit
01

küçük alan, küçük oda

un petit espace ou une petite pièce 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
réduits
Örnekler
Il range ses outils dans le réduit du garage. 

Aletlerini garajın küçük depo odasına yerleştirir.

02

köşe, kuytu

un coin ou un espace isolé, souvent petit 
Örnekler
Il se cache dans le réduit de la pièce pour lire. 

Okumak için odanın köşesinde saklanır.

03

ücra yer, ıssız köşe

un endroit isolé, écarté ou peu fréquenté 
Örnekler
Ils se sont installés dans un réduit à la campagne. 

Kırsalda bir uzak yere yerleştiler.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store