Ara
lancer
01
atmak, fırlatmak
envoyer quelque chose avec force dans une direction
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
lance
1. çoğul kişi
lançons
gelecek zamanda 1. kişi
lancerai
şimdiki zaman ortacı
lançant
geçmiş zaman ortacı
lancé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
lancions
Örnekler
Le joueur a bien lancé le ballon.
Oyuncu topu iyi attı.
02
bağırmak, haykırmak
exprimer soudainement quelque chose, souvent à voix forte
Örnekler
Il a lancé une insulte pendant la dispute.
Tartışma sırasında bir hakaret attı.
03
başlatmak, başlamak
commencer ou organiser quelque chose
Örnekler
Le gouvernement a lancé une réforme importante.
Hükümet önemli bir reform başlattı.
04
girişmek, atılmak
commencer à faire quelque chose avec énergie ou décision
Örnekler
Je me lance enfin dans l' apprentissage du japonais.
Sonunda Japonca öğrenmeye girişiyorum.
05
atılmak, fırlamak
se précipiter soudainement vers une direction ou dans une action
Örnekler
Dès qu' il a entendu le bruit, il s' est lancé dehors.
Gürültüyü duyar duymaz, dışarı fırladı.



























