Ara
alejar
01
uzaklaşmak
separarse gradual o emocionalmente de alguien, reduciendo cercanía o contacto
Örnekler
Con el tiempo, ellos comenzaron a alejarse sin darse cuenta.
Zamanla, farkına varmadan uzaklaşmaya başladılar.
02
uzaklaştırmak, gidermek
poner a alguien o algo a distancia, o hacer que algo desaparezca o se reduzca
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
1. tekil kişi
alejo
3. tekil kişi
aleja
şimdiki zaman ortacı
alejando
basit geçmiş zaman
alejó
geçmiş zaman ortacı
alejado
Örnekler
Necesito alejar los pensamientos negativos de mi mente.
Olumsuz düşünceleri zihnimden uzaklaştırmam gerekiyor.
03
uzaklaştırmak, uzak tutmak
mantener a alguien o algo a distancia para evitar contacto, problemas o influencia
Örnekler
Debemos alejar a los niños de la piscina sin supervisión.
Çocukları denetimsiz havuzdan uzaklaştırmalıyız.



























