Ara
to appear
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
appear
3. tekil kişi
appears
şimdiki zaman ortacı
appearing
basit geçmiş zaman
appeared
geçmiş zaman ortacı
appeared
Örnekler
With the sun rising over the horizon, the outline of the mountains appeared in the distance.
Ufukta güneş doğarken, dağların silüeti uzakta göründü.
02
görünmek, gibi görünmek
to seem as if someone or something is being or doing a particular thing
Linking Verb: to appear [adj] | to appear to do sth | to appear that
Örnekler
She appears upset about something, judging by the frown on her face.
Yüzündeki kaş çatma ifadesine bakılırsa, bir şeyden dolayı görünüşe göre üzgün.
03
görünmek, oynamak
to take part in a play, TV show, movie, etc.
Intransitive: to appear on a work of entertainment | to appear in a work of entertainment
Örnekler
The famous actor will appear in the upcoming blockbuster film.
Ünlü oyuncu, yaklaşan gişe rekorları kıran filmde görünecek.
3.1
yayınlanmak
(of a book, program, article, etc.) to be issued, broadcasted, or published
Intransitive: to appear somewhere | to appear point in time
Örnekler
The latest edition of the magazine will appear on newsstands next week.
Derginin son sayısı önümüzdeki hafta gazete bayilerinde görünecek.
04
mahkemede hazır bulunmak
to make a public appearance in court to give testimony or evidence
Intransitive: to appear somewhere
Örnekler
The plaintiff's lawyer prepared them to appear in court and answer questions from the defense attorney.
Davacının avukatı, mahkemede görünmeleri ve savunma avukatının sorularını yanıtlamaları için onları hazırladı.
Leksikal Ağaç
appearance
appearing
disappear
appear



























