foggy
fo
ˈfɒ
fo
ggy
gi
gi
fogeyfuggy

"foggy"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

foggy
01

sisli

filled with fog, creating a hazy atmosphere that reduces visibility 
foggy definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
foggiest
karşılaştırma derecesi
foggier
derecelendirilebilir
Örnekler
She loves to take pictures on foggy days. 

O, sisli günlerde fotoğraf çekmeyi sever.

02

kafası karışık, bulanık

(of a person) confused or mentally unclear 
Örnekler
She felt foggy after waking up early and couldn’t focus on her work. 

Erken uyandıktan sonra kendini bulanık hissetti ve işine odaklanamadı.

03

puslu, belirsiz

lacking clear remembrance or distinct details 
Örnekler
The events of that distant summer are foggy in my memory. 

O uzak yazın olayları hafızamda puslu.

Leksikal Ağaç

fogginess
foggy
fog
App
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store