to flare
flare
fleə
fle
flakeflame

"flare"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to flare
01

genişlemek

to become wider at one end or toward the bottom 
Intransitive
to flare definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
flare
3. tekil kişi
flares
şimdiki zaman ortacı
flaring
basit geçmiş zaman
flared
geçmiş zaman ortacı
flared
Örnekler
The bell-bottom trousers flared at the bottom, creating a fashionable and retro look. 

Paça pantolonlar alt kısımda genişliyordu, modaya uygun ve retro bir görünüm yaratıyordu.

02

alevlenmek, şiddetle yanmak

to burn and give off a strong light 
Intransitive
to flare definition and meaning
Örnekler
The campfire flared, sending sparks dancing into the night sky. 

Kamp ateşi alevlendi, kıvılcımları gece gökyüzünde dans ederken gönderdi.

03

parlamak, aniden parlamak

to shine suddenly and brightly 
Intransitive
to flare definition and meaning
Örnekler
The fireworks flared in a spectacular display against the night sky. 

Havai fişekler gece gökyüzüne karşı muhteşem bir gösteriyle parladı.

04

alevlenmek, aniden kötüleşmek

to experience a sudden increase or intensification 
Intransitive
Örnekler
The patient's symptoms flared suddenly, indicating a worsening of their condition. 

Hastanın semptomları aniden şiddetlendi, durumunun kötüleştiğini gösteriyor.

05

patlamak, öfkelenmek

to speak or react in an angry and aggressive way 
Örnekler
"Why didn't you call?" she flared at him. 

"Neden aramadın?" diye parladı ona karşı.

Flare
01

evaze

a shape that slightly widens toward the bottom 
flare definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
flares
02

fişek, ışık sinyali

a burst of light used to communicate or illuminate 
03

alev, parıltı

a sudden burst of flame 
04

döküntü, kızarıklık

reddening of the skin spreading outward from a focus of infection or irritation 
05

hastalık dönemi

worsening of a disease or its symptoms 
06

kısa mesafe uçan top, kısa uçuş

(baseball) a fly ball hit a short distance into the outfield 
07

kenar çizgilerine doğru koşan bir arkaya kısa pas, flare pası

a short forward pass to a back who is running toward the sidelines 
08

fişek, ışık sinyali

a device that produces a bright light for warning or illumination or identification 
09

parlama, patlama

a sudden outburst of emotion 
10

güneş patlaması

a sudden, brief burst of increased brightness observed from the sun's surface, usually accompanied by a burst of energy and radiation 
Örnekler
The solar flare emitted a powerful burst of radiation. 

Güneş patlaması güçlü bir radyasyon patlaması yaydı.

11

istenmeyen yansıma, parıltı

am unwanted reflection in an optical system (or the fogging of an image that is caused by such a reflection) 
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store