flaming
Pronunciation
/ˈfɫeɪmɪŋ/

"flaming"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

flaming
01

ateşli, tutuşmuş

extremely strong, vivid, or passionate in degree or appearance
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most flaming
karşılaştırma derecesi
more flaming
derecelendirilebilir
Örnekler
The protesters spoke with flaming conviction.
Protestocular ateşli bir inançla konuştular.
02

lanet olası, kahrolası

used to emphasize anger, annoyance, or intensity
informal
Örnekler
Who left the flaming door open?
Kim alevli kapıyı açık bıraktı ?
03

parlak kırmızı

resembling the intense color of fire
Örnekler
The room was decorated with flaming curtains that brought a bold, energetic vibe.
Oda, cesur ve enerjik bir hava getiren alevli perdelerle dekore edilmişti.
04

alevli, yanan

extreme heat, often associated with flames or burning
Örnekler
The flaming sun beat down on the beachgoers, prompting them to seek shade or cool off in the water.
Alevli güneş plajdakilerin üzerine vuruyordu, bu da onları gölge aramaya veya suda serinlemeye teşvik etti.
Flaming
01

yanma, ateş

the process of burning that produces heat, light, and often smoke
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
çoğul biçim
flamings
Örnekler
Sparks flew during the flaming of the debris pile.
Enkaz yığınının alevlenmesi sırasında kıvılcımlar uçuştu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store