Ara
enduring
01
tahammül edebilen
having the ability to last over a long period of time
Örnekler
Her enduring optimism helped her overcome adversity.
Onun kalıcı iyimserliği, zorlukların üstesinden gelmesine yardımcı oldu.
02
dayanıklı
remaining strong and patient when faced with problems or mistreatment
Örnekler
He had an enduring tolerance for the challenges he faced in his difficult job.
Zorlu işinde karşılaştığı zorluklara karşı dayanıklı bir tahammülü vardı.
03
kalıcı, sürekli
referring to something that remains popular or successful over a long period
Örnekler
Nike has become one of the most enduring brands in the sports industry.
Nike, spor endüstrisindeki en kalıcı markalardan biri haline geldi.
Leksikal Ağaç
enduringly
enduringness
enduring
endure



























