to diverge
di
daɪ
dai
verge
ˈvɜ:ʤ
vēj
diverse

"diverge"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to diverge
01

birbirinden uzaklaşmak

to move apart and continue in another direction 
Intransitive
to diverge definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
diverge
3. tekil kişi
diverges
şimdiki zaman ortacı
diverging
basit geçmiş zaman
diverged
geçmiş zaman ortacı
diverged
Örnekler
As the river flowed downstream, it began to diverge into smaller tributaries. 

Nehir aşağı doğru akarken, daha küçük kollara ayrılmaya başladı.

02

ayrılmak, sapmak

to deviate or move away from an established path or norm 
Intransitive: to diverge from a norm
Örnekler
The company decided to diverge from traditional marketing strategies and explore innovative digital campaigns. 

Şirket, geleneksel pazarlama stratejilerinden sapmaya ve yenilikçi dijital kampanyaları keşfetmeye karar verdi.

03

uyuşmamak

(of views, opinions, etc.) to be different from each other 
Intransitive
Örnekler
During the debate, the candidates' views began to diverge on key economic policies. 

Tartışma sırasında, adayların görüşleri önemli ekonomik politikalar konusunda ayrışmaya başladı.

04

ıraksamak, yakınsamamak

(of a mathematical sequence or series) to not have a finite limit 
Intransitive
Örnekler
The infinite series 1 + 2 + 3 + 4 + ... diverges because it doesn't have a finite sum. 

Sonsuz seri 1 + 2 + 3 + 4 + ... ıraksar çünkü sonlu bir toplamı yoktur.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store