char
Pronunciation
/ˈtʃɑɹ/

"char"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Char
01

temizlikçi kadın, hizmetçi kadın

a woman employed to do housework
Dialectbritish flagBritish
char definition and meaning
Örnekler
The char chatted cheerfully as she dusted the bookshelves.
Hizmetçi, kitaplıkları tozunu alırken neşeyle sohbet ediyordu.
02

alabalık türü, kırmızı benekli alabalık

any of several small, trout-like freshwater fish of the genus Salvelinus, known for their cold-water habitats and often vibrant coloring
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
hayvan
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
chars
Örnekler
The chef prepared grilled char with lemon and herbs.
Şef, limon ve otlarla ızgara alabalık türü hazırladı.
03

karbonlaşma, yanık kalıntı

a scorched residue left after burning
Örnekler
The steak had a perfect char on the outside.
Bifteğin dışında mükemmel bir kömürleşme vardı.
to char
01

kavurmak, hafifçe yakmak

to lightly burn something, causing a change in color on its surface
Transitive: to char sth
to char definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
char
3. tekil kişi
chars
şimdiki zaman ortacı
charring
basit geçmiş zaman
charred
geçmiş zaman ortacı
charred
Örnekler
The edges of the toast were charred after being left in the toaster too long.
Tostun kenarları, tost makinesinde çok uzun süre bırakıldıktan sonra kavrulmuştu.
02

kömürleştirmek, kavurmak

to burn something so much that it turns into charcoal or carbon
Transitive: to char sth
Örnekler
The edges of the toast were charred from being left in the toaster too long.
Tostun kenarları, tost makinesinde çok uzun süre bırakıldığı için kömürleşmişti.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store