Ara
brightly
01
parlak bir şekilde
in a manner that emits a strong or intense light
Örnekler
The city lights glowed brightly as night fell.
Gece çökerken şehrin ışıkları parlak bir şekilde parlıyordu.
02
zekice, çabuk kavrayarak
in a smart and quick-thinking way
Örnekler
The student responded brightly during the class discussion.
Öğrenci sınıf tartışması sırasında zekice yanıt verdi.
03
neşeli bir şekilde, canlı bir şekilde
in a happy and lively manner
Örnekler
He smiled brightly, lifting everyone's spirits.
Neşeyle gülümsedi, herkesin moralini yükseltti.
Leksikal Ağaç
brightly
bright



























