Ara
to whine
01
sızlanmak, cıyaklamak
to produce a high-pitched, unpleasant, screechy sound
Intransitive
Örnekler
The squeaky wheel on the bicycle began to whine as it turned.
Bisikletin gıcırtılı tekerleği döndükçe sızlanmaya başladı.
02
sızlanmak
to express one's discontent or dissatisfaction in an annoying manner
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
whine
3. tekil kişi
whines
şimdiki zaman ortacı
whining
basit geçmiş zaman
whined
geçmiş zaman ortacı
whined
Örnekler
The dog started to whine when it wanted to go outside.
Köpek dışarı çıkmak istediğinde sızlanmaya başladı.
03
mızmızlanmak
to complain about something while making crying noises
Intransitive: to whine about sth
Örnekler
The teenager whined about not being allowed to go to the party.
Genç, partiye gitmesine izin verilmediği için sızlandı.
04
inlemek, gıcırdamak
to move or advance while making a high-pitched sound
Intransitive
Örnekler
The drone whined overhead, capturing stunning footage from the sky.
Drone yukarıda vızıldayarak hareket ediyor, gökyüzünden çarpıcı görüntüler yakalıyordu.
Whine
01
sızlanma, yakınma
a complaint uttered in a plaintive whining way
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
whines
Leksikal Ağaç
whiner
whine



























