blistering
blis
ˈblɪs
blis
te
ring
rɪng
ring
blustering

"blistering"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

blistering
01

kavurucu, yakıcı

regarding extremely hot temperatures, often causing discomfort or injury 
blistering definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most blistering
karşılaştırma derecesi
more blistering
derecelendirilebilir
Örnekler
The blistering sun beat down on the desert landscape, creating waves of heat. 

Kavurucu güneş çöl manzarasına vuruyor, ısı dalgaları yaratıyordu.

02

sert, acımasız

having a harshly critical or severe tone 
Örnekler
The article delivered a blistering assessment of the company's recent failures. 

Makale, şirketin son başarısızlıklarına ilişkin acımasız bir değerlendirme yaptı.

03

kavurucu, baş döndürücü

moving or progressing at an extremely high speed 
onaylayıcı
Örnekler
The race car set a blistering pace, leaving its competitors far behind on the track. 

Yarış arabası kavurucu bir hız belirledi ve rakiplerini pistin çok gerisinde bıraktı.

Blistering
01

vezikasyon, vezikan uygulaması

a medical practice of creating blisters to increase blood flow and aid healing 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
çoğul biçim
blisterings
Örnekler
Blistering was applied to improve circulation in injured tissue. 

Yaralı dokuda dolaşımı iyileştirmek için vezikasyon uygulandı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store