uncertain
un
ˌʌn
an
cer
ˈsɜ:
tain
tən
tēn
incertaincertaincurtain

"uncertain"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

uncertain
01

kararsız

(of a person) showing a lack of confidence and having doubts about something 
uncertain definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most uncertain
karşılaştırma derecesi
more uncertain
derecelendirilebilir
Örnekler
She was uncertain about which job offer to accept, as both had their advantages. 

Hangi iş teklifini kabul edeceği konusunda kararsızdı, çünkü ikisinin de avantajları vardı.

02

kesin olmayan

not definitively known or decided 
Örnekler
The outcome of the negotiations remains uncertain as both parties are still in disagreement. 

Müzakerelerin sonucu, taraflar hala anlaşmazlık içinde olduğu için belirsiz kalıyor.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store