Ara
scarcely
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
I could scarcely hear her whisper.
Onun fısıltısını ancak duyabiliyordum.
02
ancak, hemen hemen hiç
almost immediately before something else happened
Örnekler
She had scarcely closed the door when the phone rang.
Kapıyı ancak kapatmıştı ki telefon çaldı.
03
ancak, güçlükle
very unlikely to happen or be true
Örnekler
You could scarcely have chosen a better gift.
Neredeyse daha iyi bir hediye seçemezdiniz.
Leksikal Ağaç
scarcely
scarce



























