to redden
re
ˈrɛ
re
dden
dən
dēn
leadendeadenmedanarmageddon

"redden"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to redden
01

kızarmak

to become red, often in response to emotions like embarrassment, shame, or surprise 
Intransitive
to redden definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
redden
3. tekil kişi
reddens
şimdiki zaman ortacı
reddening
basit geçmiş zaman
reddened
geçmiş zaman ortacı
reddened
Örnekler
His face began to redden when he realized he was late for the meeting. 

Toplantıya geç kaldığını fark ettiğinde yüzü kızarmaya başladı.

02

kızarmak, kırmızıya dönmek

to change or turn red in color 
Intransitive
Örnekler
The sky began to redden as the sun dipped below the horizon. 

Güneş ufkun altına batarken gökyüzü kızarmaya başladı.

03

kızarmak, kırmızıya boyamak

to cause something to turn red 
Transitive: to redden sth
Örnekler
The setting sun began to redden the sky with its warm glow. 

Batan güneş, sıcak parıltısıyla gökyüzünü kızıllaştırmaya başladı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store