Ara
radiant
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most radiant
karşılaştırma derecesi
more radiant
derecelendirilebilir
Örnekler
The sun was radiant that day, casting a warm glow over the beach.
O gün güneş parlak idi, plaja sıcak bir ışık yayıyordu.
Örnekler
She felt radiant on her wedding day, surrounded by love and joy.
Düğün gününde, sevgi ve neşeyle çevriliyken ışıl ışıl hissediyordu.
03
parlak, ışıldayan
vividly noticeable and impressive
Örnekler
The radiant beauty of the landscape took their breath away as they hiked through the mountains.
Dağlarda yürürken, manzaranın parlak güzelliği onların nefesini kesti.
04
ışıldayan, parlak
emitted or transmitted as radiation, often referring to energy such as heat or light
Örnekler
The radiant glow of the lamp lit up the entire space.
Lambanın parlak ışığı tüm alanı aydınlattı.
Radiant
01
radyatör, ısıtıcı eleman
the part of a gas or electric heater that becomes incandescent and emits heat
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
radiants
Örnekler
The radiant emitted a steady heat, making the living room cozy during winter.
Radyatör sürekli bir ısı yayarak, kışın oturma odasını rahat ettirdi.
Leksikal Ağaç
radiantly
radiant
radi



























