Ara
Radiance
Örnekler
Regular exercise and laughter kept her radiance undimmed well into her senior years.
Düzenli egzersiz ve kahkaha, yaşlılık yıllarında bile onun parıltısını solmamış tuttu.
02
radyasyon, parıltı
the measure or emission of electromagnetic energy from a surface or point, often perceived as visible light or brightness
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
Örnekler
The instrument recorded the radiance emitted by the sun's surface.
Alet, güneşin yüzeyinden yayılan radyansı kaydetti.
03
parıltı, ışıltı
the quality or state of emitting light, brightness, or a glowing aura
Örnekler
The radiance of the morning sun glistened off the surface of the lake.
Sabah güneşinin parıltısı gölün yüzeyinde parlıyordu.
Leksikal Ağaç
radiancy
radiance
radi



























