radiant
ra
ˈreɪ
rey
diant
ˌdiənt
dient
British pronunciation
/ɹˈe‍ɪdi‍ənt/

"radiant"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

radiant
01

parlak, ışıldayan

emitting or reflecting light in a bright, glowing manner
example
Örnekler
The sun was radiant that day, casting a warm glow over the beach.
O gün güneş parlak idi, plaja sıcak bir ışık yayıyordu.
02

ışıldayan, parlak

clearly showing or emitting great joy
example
Örnekler
She felt radiant on her wedding day, surrounded by love and joy.
Düğün gününde, sevgi ve neşeyle çevriliyken ışıl ışıl hissediyordu.
03

parlak, ışıldayan

vividly noticeable and impressive
example
Örnekler
The radiant beauty of the landscape took their breath away as they hiked through the mountains.
Dağlarda yürürken, manzaranın parlak güzelliği onların nefesini kesti.
04

ışıldayan, parlak

emitted or transmitted as radiation, often referring to energy such as heat or light
example
Örnekler
The radiant glow of the lamp lit up the entire space.
Lambanın parlak ışığı tüm alanı aydınlattı.
Radiant
01

radyatör, ısıtıcı eleman

the part of a gas or electric heater that becomes incandescent and emits heat
example
Örnekler
The radiant emitted a steady heat, making the living room cozy during winter.
Radyatör sürekli bir ısı yayarak, kışın oturma odasını rahat ettirdi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store