jolly
jo
ˈʤɒ
jo
lly
li
li
jellyjowlyjolty

"jolly"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

jolly
01

keyifli

showing a happy and playful attitude 
jolly definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
jolliest
karşılaştırma derecesi
jollier
derecelendirilebilir
Örnekler
The children's laughter filled the room as they played games and sang songs, creating a jolly atmosphere. 

Çocukların kahkahaları oyunlar oynayıp şarkılar söylerken odayı doldurdu ve neşeli bir atmosfer yarattı.

jolly
01

son derece, gerçekten

to a great degree or amount 
Dialectbritish flagBritish
jolly definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
He felt jolly tired after running the marathon. 

Maratonu koştuktan sonra oldukça yorgun hissetti.

Jolly
01

filika, yardım botu

a small ship's boat, usually a yawl, used by sailors for general-purpose work 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
jollies
Örnekler
The crew rowed the jolly to shore for supplies. 

Mürettebat, malzeme almak için jolly'yi kıyıya kürek çekti.

02

neşeli toplantı, canlı parti

a cheerful and lively gathering or party 
Örnekler
We had a little jolly after the exams ended. 

Sınavlar bittikten sonra küçük bir jolly yaptık.

to jolly
01

şakalaşmak, takılmak

to act playfully or teasingly with others 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
jolly
3. tekil kişi
jollies
şimdiki zaman ortacı
jollying
basit geçmiş zaman
jollied
geçmiş zaman ortacı
jollied
Örnekler
They liked to jolly each other during lunch breaks. 

Öğle aralarında birbirlerini şakalaşarak eğlendirmeyi severlerdi.

Leksikal Ağaç

jollify
jolliness
jollity
jolly
jol
App
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store