Ara
nicely
01
hoş bir şekilde, güzelce
in a pleasant, attractive, or enjoyable way
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
The cake was nicely frosted with smooth layers of chocolate.
Pasta, pürüzsüz çikolata katmanlarıyla güzelce kaplanmıştı.
1.1
nazikçe, kibar bir şekilde
in a kind, friendly, or polite manner
Örnekler
He asked nicely if he could borrow the car for the weekend.
Hafta sonu için arabayı ödünç alıp alamayacağını nazikçe sordu.
Örnekler
She plays the piano nicely.
O piyanoyu güzelce çalıyor.
03
ustalıkla, dikkatlice
in a careful, precise, or skillful way
resmî
Örnekler
The author nicely captures the tension of the moment.
Yazar, anın gerginliğini ustalıkla yakalar.
Leksikal Ağaç
nicely
nice



























