Ara
to mangle
01
korkunç bir şekilde yaralamak
to severely damage or destroy something
Transitive: to mangle sth
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
mangle
3. tekil kişi
mangles
şimdiki zaman ortacı
mangling
basit geçmiş zaman
mangled
geçmiş zaman ortacı
mangled
Örnekler
The machine malfunctioned and began to mangle the fabric.
Makine arızalandı ve kumaşı parçalamaya başladı.
02
bozmak, çarpıtmak
to badly distort, damage, or ruin something, making it difficult to recognize or appreciate
Transitive: to mangle sth
Örnekler
The editor mangled the author's story by cutting out key parts.
Editör, anahtar parçaları keserek yazarın hikayesini berbat etti.
03
sıkmak, suyunu çıkarmak
to press or flatten something using a tool as part of a process to remove water
Transitive: to mangle fabric
Örnekler
She carefully mangled the wet sheets to dry them faster.
Islak çarşafları daha hızlı kurutmak için dikkatlice sıktı.
04
parçalamak, sakat bırakmak
to harm severely by cutting, tearing, or crushing, causing deep and disfiguring wounds
Transitive: to mangle sb/sth
Örnekler
The bear attack mangled the hiker's arm, requiring emergency surgery.
Ayı saldırısı, yürüyüşçünün kolunu parçaladı, acil ameliyat gerektirdi.
Mangle
01
ütüleme makinesi, kalender
clothes dryer for drying and ironing laundry by passing it between two heavy heated rollers
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
mangles
Leksikal Ağaç
mangled
mangler
mangle



























