loneliness
lone
ˈləʊn
lewn
li
li
li
ness
nəs
nēs
lovelinesslordlinesslowliness

"loneliness"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Loneliness
01

yalnızlık, tek başınalık

a sense of sadness or melancholy arising from being alone or lacking companionship 
loneliness definition and meaning
Örnekler
After moving to a new city, Sarah experienced deep loneliness as she struggled to make friends. 

Yeni bir şehre taşındıktan sonra, Sarah arkadaş edinmekte zorlanırken derin bir yalnızlık yaşadı.

02

yalnızlık

the state of not having any companions or company 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
Örnekler
The loneliness of the remote village was evident, with no neighbors for miles around. 

Uzak köyün yalnızlığı belirgindi, kilometrelerce çevrede hiç komşu yoktu.

03

yalnızlık, tek başınalık

a disposition toward being alone 
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store