Ara
to knock back
01
çok hızlı içmek
to drink quickly or consume a beverage in a rapid or forceful manner
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
back
temel fiil
knock
şimdiki zaman
knock back
3. tekil kişi
knocks back
şimdiki zaman ortacı
knocking back
basit geçmiş zaman
knocked back
geçmiş zaman ortacı
knocked back
Örnekler
He often knocks back a few glasses of beer after work to unwind.
İşten sonra rahatlamak için genellikle birkaç bardak bira içer.
02
birine önemli miktarda paraya mal olmak, birinin bütçesine önemli bir darbe indirmek
to cost someone a significant amount of money
Dialect
British
Örnekler
The new car knocked them back several thousand dollars.
Yeni araba onlara birkaç bin dolara mal oldu.
03
engellemek, yavaşlatmak
to prevent someone from succeeding or making further advancements
Dialect
British
Örnekler
The rejection of their grant application really knocked them back.
Hibe başvurularının reddedilmesi onları gerçekten geri çevirdi.
04
sarsmak, şok etmek
to shock someone with unexpected information or events
Dialect
British
Örnekler
The news of his sudden illness really knocks everyone back.
Ani hastalığı haberi herkesi gerçekten şok etti.



























