knock back
knock
nɑ:k
nak
back
bæk
bek
British pronunciation
/nˈɒk bˈak/

"knock back"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to knock back
01

çok hızlı içmek

to drink quickly or consume a beverage in a rapid or forceful manner
to knock back definition and meaning
example
Örnekler
We were knocking cocktails back at the bar, enjoying the lively atmosphere and catching up with old friends.
Barda canlı atmosferin tadını çıkarırken ve eski arkadaşlarla hasret giderirken kokteylleri hızlıca içiyorduk.
02

birine önemli miktarda paraya mal olmak, birinin bütçesine önemli bir darbe indirmek

to cost someone a significant amount of money
Dialectbritish flagBritish
example
Örnekler
The holiday knocked back our savings account, but it was worth the memories we made.
Tatil, birikim hesabımıza darbe vurdu, ancak yarattığımız anılar buna değerdi.
03

engellemek, yavaşlatmak

to prevent someone from succeeding or making further advancements
Dialectbritish flagBritish
example
Örnekler
The loss of their key employee had knocked the company back, forcing them to restructure their operations.
Ana çalışanlarının kaybı şirketi geriletti, operasyonlarını yeniden yapılandırmak zorunda bıraktı.
04

sarsmak, şok etmek

to shock someone with unexpected information or events
Dialectbritish flagBritish
example
Örnekler
The police raid was knocking the suspected criminals back, disrupting their illegal activities.
Polis baskını, şüpheli suçluları şaşırttı, yasa dışı faaliyetlerini bozdu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store