Ara
wackeln
[past form: wackelte]
01
sallanmak, titremek
Sich leicht hin und her bewegen
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
yardımcı fiil
haben
1. tekil kişi
wackele
3. tekil kişi
wackelt
şimdiki zaman ortacı
wackelnd
basit geçmiş zaman
wackelte
geçmiş zaman ortacı
gewackelt
Örnekler
Die Zähne des Kindes begannen zu wackeln.
Çocuğun dişleri sallanmaya başladı.
02
gevşek olmak, sallanmak
Nicht fest sitzen
Örnekler
Die Schraube wackelt – hol mal den Schraubenzieher!
Vida sallanıyor – gidip tornavidayı getir!



























