Ara
être
01
olmak
exister, avoir une identité ou une qualité
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
düzensiz
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
suis
1. çoğul kişi
sommes
gelecek zamanda 1. kişi
serai
şimdiki zaman ortacı
étant
geçmiş zaman ortacı
été
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
étions
Örnekler
Ils sont contents de leur travail.
Onlar işlerinden memnunlar.
02
olmak
verbe auxiliaire utilisé pour former les temps composés des verbes pronominaux et des verbes intransitifs de mouvement
Örnekler
Ils sont arrivés à l' heure.
Onlar zamanında geldi.
L'être
[gender: masculine]
01
varlık, kişi
un individu vivant, une personne
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
êtres
Örnekler
Elle est un être unique et précieux.
O, eşsiz ve değerli bir varlıktır.
02
varlık, canlı
ce qui existe, une entité ou un être vivant
Örnekler
L' être de la nature est fascinant.
Doğanın varlığı büyüleyicidir.
03
varlık, mevcudiyet
ce qui existe, la réalité ou la présence d'une chose
Örnekler
L' être de cette œuvre d' art est impressionnant.
Bu sanat eserinin varlığı etkileyicidir.



























