raisonner
01
mantıklı düşünmek, akıl yürütmek
réfléchir de manière logique, utiliser sa raison pour comprendre ou conclure
Örnekler
Il est incapable de raisonner quand il est en colère.
Kızgın olduğunda mantık yürütemez.
02
akıl vermek, ikna etmeye çalışmak
discuter avec quelqu'un pour le convaincre ou lui faire entendre raison
Örnekler
Il a tenté de raisonner ses collègues en colère.
Kızgın meslektaşlarıyla mantıklı konuşmaya çalıştı.
03
kendi kendini ikna etmek, kendini düşünerek ikna etmek
réfléchir pour se convaincre ou se persuader soi-même
Örnekler
Ils se sont raisonnés et ont décidé d' attendre encore un peu.
Kendilerini ikna etmek için düşündüler ve biraz daha beklemeye karar verdiler.



























