Ara
débrouiller
01
çözmek, düğümünü çözmek
démêler ou séparer des éléments entremêlés
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
débrouille
1. çoğul kişi
débrouillons
gelecek zamanda 1. kişi
débrouillerai
şimdiki zaman ortacı
débrouillant
geçmiş zaman ortacı
débrouillé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
débrouillions
Örnekler
Débrouiller les cheveux après la plage est un vrai défi.
Plajdan sonra saçları çözmek gerçek bir meydan okumadır.
02
açıklığa kavuşturmak, çözmek
clarifier une situation complexe ou confuse
Örnekler
Son explication a débrouillé le malentendu.
Onun açıklaması yanlış anlaşılmayı çözdü.
03
başının çaresine bakmak, idare etmek
réussir à gérer une situation difficile par ses propres moyens
Örnekler
Dans la vie, il faut savoir se débrouiller.
Hayatta, idare etmeyi bilmek gerekir.



























