ancien
ancien
ɑ̃sjɛ̃
aasye

"ancien"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

ancien
01

eski, yaşlı

qui est vieux, qui date d'avant 
ancien definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
le plus ancien
karşılaştırma derecesi
plus ancien
derecelendirilebilir
eril tekil
ancien
eril çoğul
anciens
dişil tekil
ancienne
dişil çoğul
anciennes
Örnekler
Cette voiture est ancienne. 

Bu araba eski.

02

eski, önceki

qui a existé auparavant, qui n'est plus en fonction 
ancien definition and meaning
Örnekler
Mon ancien professeur habite à Paris. 

Eski öğretmenim Paris'te yaşıyor.

03

antika, eski

qui est très vieux et a une valeur historique ou artistique 
ancien definition and meaning
Örnekler
Il collectionne des meubles anciens. 

O, antika mobilya toplar.

04

tecrübeli, kıdemli

personne avec beaucoup d'expérience, qui a exercé longtemps un métier ou une activité 
ancien definition and meaning
Örnekler
C'est un ancien joueur de football. 

O, tecrübeli bir futbol oyuncusudur.

05

eski, kadim

qui appartient à une époque très lointaine, souvent historique ou préhistorique 
ancien definition and meaning
Örnekler
Ils ont découvert un ancien temple près du village. 

Köyün yakınında eski bir tapınak keşfettiler.

L'ancien
01

yaşlı, ihtiyar

personne âgée , souvent respectée dans une communauté 
l'ancien definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
anciens
Örnekler
Les anciens de la tribu sont très respectés. 

Kabilenin yaşlıları çok saygı görür.

02

emektar, tecrübeli

personne qui a beaucoup d'expérience dans un domaine , souvent respectée 
l'ancien definition and meaning
Örnekler
Il est un ancien du club de football . 

O, futbol kulübünün bir kıdemlisidir.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store