diagnosticdistribution
diagnosticdistribution
diagnostic[n]

tanı,teşhis

diagnostiquer[v]

teşhis etmek,tanı koymak

diagonale[n]

köşegen,çapraz

dialecte[n]
dialogue[n]

diyalog,karşılıklı konuşma

diamant[n]
diamètre[n]

çap,bir dairenin merkezinden geçen doğru parçası

diaphragme[n]

diyafram,diyafram kası

diarrhée[n]

ishal,sürgün

dictature[n]

diktatörlük,zorbalık

dictionnaire[n]

sözlük,lügat

didactique[adj]
dièse[n]

diyez,diyez işareti

diététicien[n]

diyetisyen,beslenme uzmanı

diététique[adj]
dieu[n]

tanrı,ilah

différé[adj][n]
différenciation[n]
différent[adj]

farklı,değişik

différer[v]
difficile[adj]

zor,güç

difficulté[n]

zorluk,güçlük

diffus[adj]

yaygın,dağınık

diffuser[v]

yayınlamak,yaymak

diffusion[n]
diffusion en direct[n]
digérer[v]

sindirmek,hazmetmek

digestible[adj]

sindirilebilir,hazmı kolay

digestion[n]

sindirim,hazım

digne[adj]

saygın,değerli

dignité[n]

onur,haysiyet

dilater[v]
dilemme[n]

ikilem,çıkmaz

diluer[v]

seyreltmek,inceltmek

diluvien[adj]
dimanche[n]

pazar,haftanın yedinci günü

dimension[n]

boyut,yön

diminuer[v]

azalmak,düşmek

diminution[n]

azalma, düşüş

dinde[n]

dişi hindi,hindi tavuğu

dîner[v][n]

akşam yemeği yemek,akşam yemek yemek • akşam yemeği,gece yemeği

dingo[n][adj]

dingo,Avustralya yaban köpeği • çılgın,eksantrik

dingue[adj][n]

çılgın,deli • deli,çılgın

dinosaure[n]

dinozor,sürüngen fosili

diplomate[n]

diplomat,diplomat

diplomatique[adj]
diplôme[n]

diploma,mezuniyet belgesi

diplômé[adj][n]
dire[v][n]

söylemek,ifade etmek • ifade,beyan

dire des bêtises[phrase]
direct[adj][n]

doğrudan,direkt • canlı yayın

directement[adv]
directeur[n]

direktör,müdür

directeur artistique[n]

sanat yönetmeni,sanat direktörü

directeur général[n]
direction[n]
dirigeant[n]

yönetici,lider

diriger[v]

yönetmek,idare etmek

discernement[n]
discipline[n]

disiplin,bilgi dalı

discipline académique[n]
discographie[n]

diskografi,diskografi listesi

discordant[adj]

uyumsuz,çelişkili

discothèque[n]

diskotek,dans salonu

discours[n]

konuşma,nutuk

discret[adj]

göze batmayan,sessiz

discrètement[adv]

gizlice,dikkat çekmeden

discrimination[n]

ayrımcılık,eşitsiz muamele

discriminatoire[adj]
discussion[n]

tartışma,görüşme

discutable[adj]

tartışılabilir,sorgulanabilir

discuter[v]

konuşmak,tartışmak

disjoncteur[n]

devre kesici,otomatik sigorta

disparaître[v]

kaybolmak,yok olmak

disparition[n]

kaybolma,gözden kaybolma

disparu[adj][n]

kayıp,yok olmuş • kayıp kişi,kayıp

disponible[adj]

mevcut,boş

dispositif[n]

düzenek,mekanizma

disposition[n]
disproportionné[adj]

orantısız,ölçüsüz

dispute[n]

tartışma,münakaşa

disputer[v]

kavga etmek, tartışmak

disqualification[n]
disque[n]

disk,veri depolama aygıtı

disquette[n]
dissertation[n]

deneme,kompozisyon

dissimuler[v]

gizlemek,saklamak

dissipation[n]
dissolvant[n]

çözücü,solvent

dissonance[n]
dissuasif[adj]
distance[n]
distingué[adj]
distraction[n]

eğlence,oyalanma

distraire[v]

eğlendirmek, oyalamak

distrait[adj]

dikkatsiz,dalgin

distribuer[v]

dağıtmak,paylaştırmak

distributeur[n]

ATM,bankamatik

distributeur d'eau[n]

su dağıtıcısı,su sebili

distribution[n]

dağıtım,sevkiyat

LanGeek
Uygulamayı İndir