deber
de
de
de
ber
ˈβeɾ
ber
dolertenerbeberpoder

"deber"kelimesinin İspanyolca tanımı ve anlamı

deber
01

zorunda olmak, gerekmek

expresa obligación, necesidad o probabilidad 
deber definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
1. tekil kişi
debo
3. tekil kişi
debe
şimdiki zaman ortacı
debiendo
basit geçmiş zaman
debí
geçmiş zaman ortacı
debido
Örnekler
Debes estudiar para el examen. 

Sınav için zorunlu çalışmalısın.

02

borçlu olmak

tener una obligación de pagar dinero, bienes o servicios a alguien 
deber definition and meaning
Örnekler
Debo cien dólares a mi amigo. 

Arkadaşıma yüz dolar borçluyum.

03

olmalı

expresar suposición o probabilidad sobre algo 
Örnekler
Debe estar en casa ahora. 

Gerekir şimdi evde olmalı.

04

meli/malı

expresar consejo, obligación moral o recomendación 
Örnekler
Deberías hablar con ella. 

Onunla konuşmalısın.

El deber
01

görev, sorumluluk

obligación moral o legal que alguien tiene que cumplir 
el deber definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
deberes
Örnekler
Es nuestro deber ayudar a quienes lo necesitan. 

Görevimiz, ihtiyacı olanlara yardım etmektir.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store