Ara
handsomely
01
şık bir şekilde, zarifçe
in a stylish, attractive, or elegant manner
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
He was handsomely dressed in a tailored navy suit.
Üzerine tam oturan lacivert bir takım elbiseyle şık bir şekilde giyinmişti.
1.1
güzelce, şık bir şekilde
in a high-quality or well-crafted way
Örnekler
Their furniture is handsomely built to last for decades.
Mobilyaları şık bir şekilde inşa edilmiştir ve onlarca yıl dayanır.
1.2
geniş çapta, etkileyici bir şekilde
thoroughly and impressively, successfully or convincingly
Örnekler
The team handsomely defeated their rivals in the final.
Takım, finalde rakiplerini büyük bir farkla yendi.
02
cömertçe, bol bol
to a generous, large, or substantial degree
Örnekler
She was handsomely rewarded for her bravery.
Cesareti için cömertçe ödüllendirildi.
Leksikal Ağaç
handsomely
handsome



























