Ara
glinting
01
parıldayan, ışıldayan
sparkling or shining with a brief, sharp light
Örnekler
She admired the glinting jewels in the display case, each one more exquisite than the last.
Vitrindeki parıldayan mücevherlere hayran kaldı, her biri bir öncekinden daha zarif.
Leksikal Ağaç
glinting
glint



























