fusty
fus
ˈfəs
fes
ty
ˌti
ti
/fˈʌsti/

"fusty"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

fusty
01

modası geçmiş, eskimiş

outdated and lacking in freshness or modernity
Örnekler
The office 's fusty decor, with its outdated wallpaper and heavy drapes, was due for a modern update.
Ofisin modası geçmiş dekoru, eski moda duvar kağıdı ve ağır perdeleriyle modern bir güncelleme gerektiriyordu.
02

küflü, bayat

having a stale and old smell, often suggesting a lack of freshness or cleanliness
Örnekler
The library had a fusty odor due to the old books and lack of circulation.
Kütüphanede eski kitaplar ve havalandırma eksikliği nedeniyle küflü bir koku vardı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store